6. Sınıf Türkçe Ünsüzler Ve Özellikleri

6. Sınıf Türkçe Ünsüzler Ve Özellikleri

Ses yolunda bir engele çarparak çıkan ve bir ünlünün yardımı olmadan söylenemeyen seslere ünsüz denir. Türkçede 21 ünsüz vardır. Ünsüzler birkaç başlık altında sınıflandırılırlar.

Türkçe sözcükler iki ünsüzle başlamaz:

Spor, traktör, kriz, gram… sözcükleri iki ünsüzle başladığı için Türkçe değildir.

Türkçe sözcüklerin sonunda b-c-d-g ünsüzleri bulunmaz. Bu ünsüzlerle biten yabancı kökenli sözcükler de Türkçe söyleyişe uymuştur. Anlam karışıklığını önlemek için sadece “ad, hac, sac” sözcüklerinde bu ünsüzler korunmuştur.

Türkçe sözcüklerin köklerinde aynı iki ünsüz yan yana bulunmaz.

Anne, elli… sözcükleri istisna örneklerdir.

Millet, dükkân, bakkal… sözcükleri aynı iki ünsüzün yan yana bulunmasından dolayı Türkçe değildir.

Türkçede “m, ğ, 1, c, f, r, v, j, p, ş, h, n, z” ünsüzleriyle sözcük başlamaz. Bu ünsüzlerle başlayan sözcükler ya Türkçe değildir ya da Türkçe ise değişime uğramıştır.

Türkçede “b, c, d, g” ünsüzleriyle sözcük bitmez.

“g, k, l ve t” seslerinin ince ve kalın olmak üzere ikişer şekilleri vardır, ama birer harfle karşılanırlar.

Türkçede f, h, j, v sesleri bulunmaz.

Ses Tellerinin Durumunu Göre Ünsüzler

Türkçede ünsüzler, ses tellerinin titreşime uğrayıp uğramamasına göre sert (tonsuz) ve yumuşak (tonlu) ünlüler olmak üzere ikiye ayrılır:

  1. “f,s,t,k,ç,ş,h,p” sert ünsüzleri, ses telleri titreşmeden oluşurlar.
  2. “b, c, d, g, ğ, j, 1, m, n, r, v, y, z” yumuşak ünsüzleri, ses tellerinin titreşmesiyle

oluşurlar.

Çıkaklarına Göre Ünsüzler

Bir’ ünsüzün boğumlanma noktasına o ünsüzün çıkağı denir’. Çıkak bakımından ünsüzler dörde ayrılır:

  1. Dudak ünsüzleri: b, f, m, p, v
  2. Diş ünsüzleri:       c, ç, d, j, n, s, ş, t, z
  3. Damak ünsüzleri: g, ğ, k, 1, r, y
  4. Gırtlak ünsüzü: h

Ses Yolunun Durumuna Göre Ünsüzler

Ünsüzlerin oluşumu sırasında ses yolu ya kapalıdır’ ya da dardır’. Buna göre ünsüzler ikiye ayrılır:

1.Sürekli ünsüzler: Ses yolunun daralma durumunda oluşan ünsüzlerdir’: f, ğ, h, j, 1, m,n, r, s, ş, v, y, z

  1. Süreksiz ünsüzler: Ses yolunun kapalı durumunda oluşan ünsüzlerdir’: b, c, ç, d, g, k

ÜNSÜZLERLE İLGİLİ SES OLAYLARI ve UYUMLARI

  1. Ünsüz Benzeşmesi (Sertleşme)

Türkçede sert ünsüzlerle (ç-f-h-k-p-s-ş-t) biten sözcüklere “c, d, g” yumuşak ünsüzleriyle başlayan bir ek getirildiğinde, ekin başındaki yumuşak ünsüzler sertleşerek “ç, t, k” ye dönüşür. Bu ses olayına ünsüz benzeşmesi denir.

Sözcük              Ek

ağaç                 -dan     —>      ağaçtan

sınıf                 -dan     —>      sınıftan

silah                 -dan     —>      silahtan

  1. Ünsüz Yumuşaması (Ünsüz Değişimi)

“p, ç, t, k” seslerinden biri ile biten Türkçe veya yabancı sözcüklere ünlü ile başlayan ekler (yapım veya çekim eki) getirilince, sözcük sonundaki sert ünsüz yumuşar’ ve “b, c, d, g, ğ”ye dönüşür’.

Ağaç>ağaca, çocuk>çocuğu, senet>senedin, tüfek>tüfeği…

Ünsüz Yumuşamasıyla İlgili Özel Durumlar

  • Özel adların yazımında yumuşama yapılmaz:

Yarın Zonguldak’a gidiyorum.

Ahmet’e de haber verelim.

  • Tek heceli sözcüklerde genellikle yumuşama olmaz: çöp çöpü, aç açı, it -» iti, tek teki

Tek heceli olup da yumuşamaya uğrayan sözcükler de vardır: kap kabı, çok -» çoğu, uç ucu

  • Sonunda “nç, nk, rt, nt” ünsüzleri bulunan sözcüklerde de yumuşama görülür: bilinç > bilincim, renk > rengi, dört > dördü, ant > andımız
  • Yabancı kökenli kimi sözcüklerde yumuşama olmaz: hukuk hukuku, basit -» basiti, kamp kampı, park parkı
  • Sanat, millet, devlet,   ahlâk,  cumhuriyet,  evrak,   hukuk,  sepet  gibi   bazı  yabancı sözcüklerde yumuşama olmaz: ahlâkım, merakımı, anketin, sanatı…
  1. Ünsüz Türemesi

Türkçe sözcüklerde, kökte aynı ünsüz yan yana bulunmaz. Ama af, his, zan, ret, hal, şık, gibi Arapça asılları cilt ünsüz barındıran (afv, redd, hiss, zann, hail, şıkk) ve Türkçede tek ünsüzle kullanılan sözcüklere ünlüyle başlayan ek veya yardımcı fiil getirildiğinde asıllarındaki ikinci sessiz ortaya çıkar’. Buna ünsüz türemesi denir:

His>hissetmek, hissi- zan>zannetmek ,zannı- şık>şıkkı…

  1. Ünsüz Düşmesi

Türkçede ikiz ünsüz bulunmaz. Bu yüzden Arapçadan dilimize geçmiş olan ve sonunda ikiz ünsüz bulunduran kelimeler yalın durumunda kullanıldığında ünsüzlerden biri düşer.

hakk>hak, redd>ret, hiss>his, zann>zan, zemm>zem, hall>hal, şıkk>şık, afv>af…

k sesi ile biten kelimelerde -cik eki getirildiğinde kelime sonundaki k’lerin düştüğü görülür:

ufak>ufacık, alçak>alçacık, minik>minicik, küçük>küçücük, büyük>büyücek…

Not: Bu ekin somut isim türettiği durumlarda kelime sonundaki k düşmez:

kulak>kulakçık, karın>karıncık, kapak>kapakçık…

Alıntı kelimelerden ft, st ünsüz çiftleriyle bitenlerin bir kısmında t sesi söyleyişte düşme eğilimi gösterse de yazıda korunur.

çift, rast, serbest…

Farsça “hane” kelimesiyle yapılan birleşik kelimelerde “ha” hecesi korunmalıdır.

Hastahane, pastahane, postahane, muayenehane, yazıhane, sarphane, dökümhane, yatakhane, yemekhane, dershane, eczahane…

Fransızca’dan dilimize girmiş olan sürpriz kelimesindeki r, yazıda da konuşmada da korunur.

k sesi ile biten kimi sözcükler -cik veya -1 eki getirildiğinde sözcük sonundaki k’lerin düştüğü görülür’:

ufak>ufacık, alçak>alçal-, minik>minicik, küçük>küçül-, büyük>büyücek…

  1. Kaynaştırma

Türkçede istisnai örnekler dışında iki ünlü yan yana gelmez. Bu yüzden ünlüyle biten bir sözcükten sonra ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde araya uyumu sağlamak amacıyla bazı harfler girer. Bu duruma kaynaştırma, bu harflere kaynaştırma harfleri denir. Kaynaştırma harflerimiz: Y, Ş, S, N’dir.

Ali-y-e, liste-y-i, masa-y-a, kardeşi-n-i, defteri-n-e, su-y-u-n-un su-y-u, yolcu-n-un, gelme-y-e, altı-ş-ar, iki-ş-er, yedi-ş-er…

  1. Ulama

Ünsüzle biten bir sözcüğün, kendisinden sonra gelen ve ünlüyle başlayan bir sözcüğe bağlanarak okunmasına ya da söylenmesine ulama denir.

Ekmek alamadığım için annem azarladı.

Ulama yapılabilecek yerde noktalama işareti kullanılmışsa ulama yapılamaz.

Sana kart attım, aldın mı?

  1. Ünsüz Değişmeleri

b>m Değişmesi

Bir dudak ünsüzü olan “b” sesinin, kendinden önceki hecedeki “n” sesini “m”ye dönüştürmesidir. Daha çok yabancı kelimelerde (özellikle Farsça) görülür. Buna gerileyici ses benzeşmesi denir.

saklanbaç>saklambaç, dolanbaç>dolambaç, anbar>ambar,

canbaz>cambaz, anber>amber, çeharşenbe>çarşamba,

pencşenbe>perşembe, çenber>çember, sünbül>sümbül, penbe>pembe,

tenbel>tembel, menba>memba…

-İstanbul, Safranbolu, Zeytinburnu, düzenbaz, sonbahar, bin bir, binbaşı, onbaşı gibi kelimelerde söyleyişte m’ye doğru bir kayma olmasına rağmen yazda yine “n” olarak korunur.

ğ>v Değişmesi

Bazı kelimelerin söylenişinde “ğ”nin “v”ye dönüştüğü görülür. Bunları iki şekilde yazılması ve okunması doğrudur.

döğmek>dövmek; göğermek>gövermek; oğmak>ovmak; öğmek>övmek; söğmek>sövmek, öğün>övün…

Söyleyişte ğ>v değişimi görülen bu  kelimeleri “v”li yazmak daha uygundur.

b>p Değişmesi

b>p değişmesine uğratılan Arapça kelimeler. “s”den sonra gelen “b”, “p”ye dönüşür.

nispet, ispat, kispet, müspet, naspetmek, tespit, tespih…

“s”den sonra gelmeyen “b”ler ise olduğu gibi kalır.

makbul, ikbal, tatbik, teşbih…

c>ç Değişmesi

c>ç değişmesi görülen ve görülmeyen Arapça kelimeler:

eçhel, içtihat, içtimaî, meçhul…

mescit, tescil, teşci…

d>t Değişmesi

d>t değişmesi görülen yabancı kelimeler. Farsça “-dar” son eki bulunduran kelimelerde d, t’ye dönüşür.

emektar, minnettar, silâhtar, taraftar…

* Bazı Arapça kelimeler:

iktar, metfun, methal, methiye, tetkik, Hayrettin, Seyfettin…

* Bazı Arapça kelimelerde “d” korunmuştur:

takdim, takdir (taktir farklı anlamdadır), takdis, tasdik, tekdir…

(Visited 117 times, 1 visits today)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir